İvan Gonçarov’un eseri olan Yalıyar romanı iki ciltten oluşmaktadır. Gonçarov’un ”Sıradan Bir Hikaye” ve ” Oblomov” eserlerinden sonra yazımı 20 yıl süren üçüncü eseridir Yalıyar.
Eserimiz Rayski ‘ nin etrafında geçmektedir. Birinci cildin ilk bölümünde Rayski ‘ nin kişiliğini anlatan kısım ile karşılaşıyoruz. Hayata bakış açısını, hayattan beklentilerini, karakterini ve insanlara yaklaşımını detaylı bir şekilde görüyoruz. Rayski özelinde eser psikolojik açıdan derinlemesine yazılmış diyebilirim. Açıkçası birinci cildin ilk bölümünde biraz da sıkılmıştım kitabı okurken.
Eserimizin baş kahramanı Rayski’ nin Volga kenarında nehrin oyduğu uzun yalıyarın bitişiğinde bulunan babadan kalma Malinovka köyünde yer alan bir yurtluğu bulunmaktadır. Anlayacağımız biçimde toprak sahibidir. Rayski bu hayata alışık ve bu hayatı isteyen bir kişi değildir. Kendini sanatçı olarak tanımlayarak resim sanatına yoğunlaşmıştır ve özellikle kadınların dış güzelliklerinden etkilenerek onları tuvale yansıtmayı amaçlar. Petersburg’da geçirdiği süre boyunca kendi iç dünyası ile bir çıkmaza girer ve tatil amaçlı olarak yurtluğuna gitmeye karar verir.
Eserin birinci cildinde başlayıp ikinci cildinde devam eden anlatımlar bu yurtlukta geçmektedir. Rayski’ ye ait olan yurtluğa, Rayski’ nin büyük teyzesi sahiplik yapmaktadır. Teyzesine ”babuşka” diye hitap edilmektedir. Babuşkanın yanında ve sorumluluğunda olan iki kız kardeş vardır ve bu kardeşlerde Rayski’ nin kuzenidir aslında.
Rayski, yurtluğa tatil amaçlı ve kendi iç benliğinde yaşadığı sıkıntıları çözmek için gelmiş olmasına karşın burada geçirdiği altı aylık sürede içerisinden çıkılamayan olayların ortasında kendini bulur. Kuzenlerinden büyüğü Vera’nın güzelliğine kendini kaptırarak içinde ki sanatçı ruhunu yaşamaya çalışır. Burada tanışmak zorunda kalacağı ve köylünün orada yaşamasından rahatsız olduğu Mark isimli genç ile Rusya’nın geleceğine dair yaptıkları tartışmalar okuru içine alarak bir üçüncü şahıs gibi içlerinde yer almasına olanak sağlıyor.
Rayski, yurtluğa giderek ve orada geçirdiği zaman diliminde hayatının dönüm noktalarını görmüş olur. Aynı zamanda kendi karakteri ve hayattan beklentilerinde de farklı yollara yönelme imkanı yaşar.
Gonçarov, olağanüstü bir psikolojik eser meydana getirmiş desek yanlış bir yorumda bulunmayacağımızı düşünüyorum. Özellikle ikinci cildi ne ara okudum ne zaman bitti anlamadım.
Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
