Mahfi Eğilmez’in 2021 yılında Remzi Kitapevinden çıkan ”Sahte Sultan” kitabı daha önce aynı yayınevinden çıkan ”İnferes” kitabının devamı ve Mahfi Eğilmez’in kara roman üçlemesinin ikinci kitabını oluşturuyor.
İstanbul Resim Sanatı Müzesinde sergilenen maddi ve manevi değeri çok yüksek olan ”Sultan” tablosunun Londra müzesinde sergilenmek üzere Londra’ya gönderilmesi ve o müzede ki resim uzmanın tablonun sahte/kopya olduğunu anlaması ile başlıyor kitap.
Bu süreden sonra İnferes kitabının kahramanları olan Rüya ve Murat kitaba dahil oluyor. Tablonun sigorta şirketinin hukuk danışmanlığını yapmakta olan Rüya, konunu önemi ve boyutunu düşünerek ve yakın zamanda buna benzer karmaşık bir yolsuzluk operasyonunu çözen Murat’tan yardım istiyor. Murat da konuya dahil olarak, tablonun gerçeği ile kopyasının değiştirilme sürecinin çözümünde büyük bir pay sahibi oluyor. Polis ve savcı kahramanları kirlenmemiş işini ahlakı ile yapan karakterlerde görüyoruz. Aynı zamanda üst amirlerine kendilerinin de güvenmediklerini görüyoruz. Bu okuru hem düşündürüp hem tebessüm ettirebiliyor. Aynı zamanda tablo kaçakçılığı ve hırsızlığının merkezinde Cemaatin olması ve bu yapının siyasetten bürokrasiye kadar herkesi etkisi altına almış olması da bizleri hem düşündürüp hem tebessüm ettiriyor.
Kitabın daha ilk sayfasında ” bu romanda geçen olayların ve kişilerin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Roman, tümüyle yazarının hayal gücünü yansıtmaktadır…” tarzında bir yazı ile karşılaşacaksınız. Ben bu paragrafı ilk okuduğumda bir anlam verememiştim. Kitabı bitirdikten sonra gerçek zaman ile olan benzerliklerine şaşırdım doğrusu. Kitabı okurken ülkemizin yakın geleceğinde şahit olduğumuz olaylar ile benzerliklerini sizlerde çok net görmüş olacaksınız.
Mahfi Eğilmez’in ilk polisiye romanı olan İnferes kitabını da okumuştum. O kitabı okuduğumda dilinin sadeliği konuların akışkanlığı beni etkilemişti. Sahte Sultan kitabı içinde aynı yorumu yapabilirim. İyi bir okur olduğumu düşünmekle birlikte iyi bir polisiye gerilim okuru olduğumu da düşünüyorum. Bu nedenle son zamanlarda bu içerikte ki kitapları okurken kitabın sonunda çıkacak olan katilin veya hırsızın kimliği konusunda kitap üzerinde karalamalar yapar notlar alırım. Ve çoğunda kitabın sonunda ki katil veya hırsızın kimliğini önceden tahmin etmiş olurum. Sahte Sultan kitabında bu tahminim kitabın sonuna çok önce varken gerçekleşti. Her ne kadar dili anlatımı ve akıcılığı konusunda hakkını vermiş isem de kurgunun şaşırtıcılığı ve bilinmezliği benden şimdilik düşük not aldı diyebilirim. Tabi ki Mahfi Eğilmez’in daha ikinci polisiye romanı olduğu düşünülürse toptan bir kötü eleştiri söz konu olamaz.
Mahfi Eğilmez’in kara roman üçlemesinin üçüncü kitabı ”fon” u da okuyup bu yazımı tekrar gözden geçirebilirim. Ve bu yazıda yaptığım eleştirileri fon kitabında yapmayacağımı umut ederim.
Mahfi Eğilmez’in daha fazla polisiye roman yazmasını ümit ederim..
