Parma Manastırı

  Parma Manastırı Fransız yazar Stendhal’ın 52 gün gibi kısa bir sürede yazmış olduğu başyapıtlarından biridir. Roman kahramanımız Fabrice Del Dongo’dur. Ve serüvenimiz Fabrice etrafında geçmektedir.

  Kitap hayali bir İtalya Krallığında geçmektedir. Öyle ki kitabın ilk sayfasında bu krallığın bir krokisi yer almaktadır. Kitabımız Fabrice’in aile yapısı ile başlamaktadır. Aile bireylerinin karakterleri tanıtılarak Fabrice’in aile içerisinde ki konumunu görebiliriz. Ailesi içerisinde abisinin gölgesinde kalan, öne çıkamayan bir çocuk olarak büyümek zorunda kalmıştır. Bu durum kendisinin küçük yaşta cesur bir karar alıp Waterloo Savaşına  katılmasına zemin hazırlamıştır. Fabrice’in Waterloo Savaşına katılması hayatının geri kalan döneminde çok daha farklı hayat yaşayacağının başlangıcı olmuştur.

  Savaş dönüşünde ailesinin yaşadığı Milano Krallığı tarafından yasaklı kişiler listesine eklenmiş ve yakalanması durumunda hapis cezasına çarptırılmıştır. Fabrice’i kendi doğurmuşçasına seve halası (Düşes) Fabrice’i hapis hayatından kurtarmak için elinden geleni yapmaktadır. Bu nedenledir ki Parma Krallığında başbakan olan Kont Mosca ile entrikalar çevirip, Parma Krallığında bir köşke sahip olmuştur. Böylelikle Fabrice’i de Parma’da yaşama olanağı sağlamıştır. Bu zamanlarda hala Düşes Parma Sarayının değişilmez figürlerinden biri olmuştur. Kont Mosca ile birlikte gerek Krallığın yönetimi gerekse de saray içi entrikaların baş rolünde olmuştur.

  Kahramanız Fabrice’in hayata bakış açısını değiştiren Waterloo savaşı onu Parma’da cinayet işleyecek raddeye de getirmiştir. Bu durumda Fabrice’in tekrar kaçak hayatı yaşamasına ve hapis ile cezalandırılmasına sebep olmuştur. Parma’da hatırı sayılır bir konuma sahip olan hala Düşes, dostu Kont Mosca vasıtasıyla yeğenini kurtarmak ve hakkında ki iddiaları yok etmek için çevirdiği entrikaları fazlasıyla kitap okuyoruz. Tam olarak saray entrikalarına doyuluyor diyebilirim.

  Fabrice Parma’da özgürce yaşayabileceği bir hayata kavuşmaktadır. Bu süre zarfında geçen olayların çokluğu ve detaylı anlatımı bizi 19. YY a götürmektedir. Fakat, hala Düşesin yeğeninin özgürlüğü için yaptığı çabalar, özgürlüğüne kavuşan Fabrice’te beklenmedik ruh hali karşısında hayal kırıklığına ve mutsuzluğa sebep olmuştur.

  Saray hayatını iliklerinize kadar hissedeceğiniz, Stendhal’ın muhteşem olay örgüsü ve karakter analizlerini yaşayacağınız, bol entrikalı, tutku cesaret aşk ve ihtirası da içinde bulacağınız bir eser ile karşılaşacaksınız. Ben okurken çok keyif aldım. Umarım sizlerde keyif alır ve mutlu olursunuz. Keyifli okumalar dilerim.

Paylaş
hasancanyagci
hasancanyagci
Articles: 18

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir