Siz hiç özlem duygusunu yaşadınız mı ?
Yaşadığınız özlem duygusunun, kavuşamamak olduğunu anladınız mı ?
Özlem…
Yaşım henüz 22-23 civarlarında. Üniversitemin mecburi hizmet staj eğitimi görmem gerekiyor. Şans mı kader mi bilenmez, anamın köyünün yanında ki enerji santrali beni kabul etti.
Delice sevindiğimi hatırlıyorum. Hatta, mülakata gittiğimde, anneannemin evine yürüyerek gelmiş ve mutlu haberi vermiştim.
Hayatımın dönüm noktası orada başladı. Mesleğime ilk adım attığım, meslekteki insanları tanıdığım ve en önemlisi de genç ve yeni bir mühendis olarak heyecanımı yaşayabildiğim yerdi orası.
Aynı zamanda, içerisinde kaldığım evin çatısını yapan, kolonlarını diken, yaşadığı köyde sözü geçen ve varlığı ile gülümseme sebebi olan dedem ile aynı evin çatısında beraberdik. Yaşım kaç olursa olsun, her iş çıkılı kendi odasında beni bekler, günün gelişmelerini dinlerdi. Akabinde koluna girmemi ister, onun ile birlikte köy kahvesinde dede torun çay istememi bekler, bunun için mücadele eder, amacına ulaşırdı.
Bu güzel adamı kaybettiğimde ben çok uzaklardaydım. Ne cenazesine gelebildim, ne son bir dokunuş bıraktım cansız bedenine. Fakat, ben onun için bir torun iken o benim için bir kılavuz oldu. Vefatından sonra köye ilk geldiğim gecede mezarına gitmek istedim. Normal karşılanmadığı için saygı sınırları içerisinde özlemimi dile getireceğim zamanı bekledim.
Bir başka özlem…
Eşim ile birlikte evimizde hoş güzel bir akşam geçirip tuttuğum takımın maçını izledim. Saatin erken olduğunu düşünerek babamı aradım ve bulunduğu restorana gitmek istedim. Doğacak torunundan, torunu ile geçireceği eğlenceli zamanlardan konuştu benimle. Saat gece yarısını vurduğunda kalkıp da evlere gideceğimiz zaman, istemsizce sarıldım ona. O ise benliğini bırakmış ben ne istersem onu yapmamı bekliyor gibiydi. ..
Ertesi sabah babamın cansız bedenini önce annem sonra ben gördük. Neler anlatmak istedi o akşam, neler görmek istedi hiçbir zaman anlayamadım. Fakat, görmek için çırpınıp da göremediği torununa duyduğu özlemi ben her geçen gün rüyalarımda ve günün saklı köşelerinde görebiliyorum.
Ben, mükemmel iki babayı, iki dedeyi toprağa gömmüş insanım.
İki Dedenin de, İki babanın da eksik kalan hayatları vardı bu fani dünyada.
Özlemleri, yapmak istedikleri, yaşayamadıkları duyguları yaşatma istekleri vardı.
Özlemleri vardı,
Yaşayamadıkları duygulara, yaşayamadıkları hayatlara…
Özlemleri vardı,
Yaşayamadıkları torunlarına, yaşayamadıkları küçük tebessümlere…
Özlemleri vardı,
Küçük ellerin ellerinden tutmasına, yaramazlık yapmasına…
Ben ki,
Özlemlerin en büyüğünü bu genç yaşımda yaşamıyorum belki,
Fakat,
Onların özlemlerini hiçbir zaman aklımdan çıkarmıyorum…
