Ben Şeytanın Oğluyum

Jean Christophe Grange ismi hayatımda önemli bir yere sahiptir. Lise hayatımın ilk yıllarında dayımın hediye ettiği Siyah Kan kitabi ile hayatıma girdi Grange. Kitabı okumaya başladığımda ilk 30 sayfasında çok sıkılmış ve kitabı odamın bir köşesine atmıştım. Aradan geçen bir iki haftadan sonra tekrar elime alıp 30 sayfayı geride bırakma azmi ile okumaya başladım. Okumaya başlamam ile bitirmem bir oldu. Ve iş o an bu adamın hayatımda önemli bir yere sahip olduğunu anladım.

Siyah Kan kitabından sonra düzenli olarak sırasıyla yayınlanmış tüm kitaplarını aldım. Her bir kitabı elime geçtiğinde küçük bir çocuğun bayramda giymesi için alınan ayakkabısına duyduğu heyecan ve sevinç içerisinde yer aldım. Yazarı yakından takip ediyordum. Yeni çıkardığı kitaplar daha raflarda yerini alır almaz sipariş ediyor ve elime ulaşır ulaşmaz okuyordum. Kütüphanemin en kıymetli yerini Grange’a ayırmıştım. Sanki ailemden biriymiş gibi kendime çok yakın hissediyordum. Yaşım şimdi 33 ve Grange’ın yazmış olduğu tüm kitapları okudum ve her birini ezbere biliyorum.

Grange’ın çıkardığı son kitap olan Ben Şeytanın Oğluyum’a tesadüf eseri yazlık evimizin bulunduğu tatil beldesindeki kitapçıda denk geldim. Kitabı görür görmez bir hayıflanma içerisine girdim. Nasıl olmuştu da gözümden kaçmıştı bu kitap. Kitapçıdan çıkarken elimde tek kitap vardı ama yapmam gereken çok basitti. Hemen eve koştum. Kahvemi hazırlayıp kitabı okumaya başladım. Ve aynı günün akşamında kitabı bitirmiştim. Grange bu kez kendi standartlarının dışına çıkmış gerilim macera kategorisinden otobiyografi kategorisine geçmişti. Ama ne geçiş…

Kendi hayatını anlatmaktan ziyade annesinin babası karşısında çektiği eziyet dolu yılları ve apansız mücadelesini anlatıyor. Babası, ileride romanlarına ilham kaynağı olacak bir profil olarak yer alıyor hayatında. Özellikle annesi ile evlendikten sonra babasının gerçek kimliği ortaya çıkıyor. Yıllarca bir hasta ruha sahip olan babası artık bu hasta ruhlu halini annesine ve Grange’a göstermeye başlamıştır. Annesi zor da olsa babasından ayrılmış ve en başından beri en büyük destekçisi olan anneannesinin yanına yerleşmişlerdir.

Bu süreden sonrada yalnız ve hayattan darbe üzerine darbe yemin bir kadının oğlunu yetiştirme mücadelesi meydana gelmektedir. Grange içindeki yazarlık yeteneğini gazetede çalışmaya başlayarak ortaya çıkarmıştır. Hayatının sonuna kadar kendisine ilham kaynağı olacak bir baba yer etmiştir hayatında. Babasının hasta ruhlu hali hem sorgulamalarına hem anlamasına sonunda da büyük bir hayal kırıklığı ile öfkesine sebep olmaktadır.

Grange’ın bu kitabında onu çok daha fazla yakından tanıma imkanına sahip oluyorsunuz. Eminim ki bu kitabından sonra yazacağı ilk kitabını okurken kitabında yer alan karakterleri babası, annesi, anneannesi karakterleri ile ister istemez karşılaştırmaya başlayacaksınız. Ben çok severek ve çok keyifli bir şekilde okudum. Tanıdığım bir arkadaşımın dertlerini ve yaşam öyküsünü dinler gibi hissettim kendimi. Umarım sizlerde bu kitabı okur ve bir arkadaşınızın hayat öyküsünü dinlersiniz.

Keyifli ve çok okumalar dilerim

Paylaş
hasancanyagci
hasancanyagci
Articles: 20

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir